* * YARASI SAKLIM * * ŞUAYİP KIRMAZ
"SEVMEK YÜREK İSTER VE BENDE KOCAMAN BİR YÜREK VAR AMA GERÇEK SEVGİ NEREDE" ...
YARASI SAKLIM - Blogcu



YARASI SAKLIM

11/9/2007 - SENSİZ OLMUYOR GÜZELİM

                                         

 

 

 

***Sensiz olmuyor be güzelim***

 

 

Günler geçiyor sıcak ve yorgun olsada
Yüreğimde hala buzul,nefesim boğuk,
Mekanımın balkonu serin,rakım soğuk,
Mezem,peynir,kavun olsada
Kahrediyor yokluğun,yanıyor sensizliğim...
* * *
Ay'la barışığız bu akşam,birlikteyiz,başbaşa,
O yalnız,ben yalnız,ama ay benden şanslı
Çünkü yıldızı var yanında,ya benim yıldızım,
Hani nerde,nerde ha,nerdeesiinn.....
* * *
Geceni; benim gibi,sokak lambalarını,caddelerini,
Yalnızlığa mahkum ettiği ilk saatler,
Nasıl geçecek'ki sabaha daha çoook var,
Şişemdeki son damlada bırakıcak beni yine,
Ne farkım kalıyor'ki lambalardan,caddelerden,
Çünkü konuşma yok,ses yok,öylece dalgın bir bakış,
Nereye,bilmem bilemem ki,bakar görmezliğe mi..
* * *
Hani denir ya,kader mahkumu diye
İşte bu o değil mi ki;
Bende bir kader mahkumuyum'ki şimdi,
İsyan etsem ne yazar,ağlasam kim duyar,
Haykırsam dağlara,çağlayanlara ne yazar;
* * *
Aşk mahkumlarına af çıkmış mı ki bu zamana kadar,
Bir kere,birkere girmeye gör,o parmaklıkların ardına,
Ne para,ne mülk,nafile..bu hayat gitmiş birkere,
Dönüşü yok,durum nafile,nafile,nafile....
* * *
Olmuyor be güzelim,gül kokulum olmuyor,
Sokak lambaları ışık saçıyorlar yüzüme,
Ay gülümsüyor bak ben buradayım diyor,
Çabalar nafile,gülmüyor be güzelim gülemiyorum,
Olmuyor,ne yapsam olmuyor gül kokulum,
Sensiz olmuyor,sensiz yaşanmıyor,
Yüzümde tebessüm hep ağlıyor,
Yüreğim seni çağırıyor,sensiz olmuyor birtanem olmuyor...! ! ! .

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/9/2007 - SILAMSIN

                                               

 

* * * SILAMSIN * * *

Sılamsın.... gözlerine kavuşamadığım
Tenin tenimde doyamadığım
Dudak dudağa kanamadığım
Çarpan yüreğini avuçlayamadığım.

Sılamsın.... El ele sırt sırta omuz omuza
Sıcacık yatağında koyun koyuna
Doyamadım Aşkından yana
Bakışlarında kaybolduğumda

Sılamsın... Uzak ellere varamadığım
istesem kanatlanıp uçamadığım
Sesini duyup dokunamadığım
Sana ASLA kavuşamadığım....SILAMSIN....

 

 

 

 

 

* * * SENİNLE YAŞAYIP SENİNLE ÖLMEK * * *



Ne güzel
Korkusuzca
Haykırabilmek Dünya ya
Seni seviyorum diyebilmek
Ve
Seni
Sen olmadan da sevebilmek
Uzun mesafeleri
Hayalinde yok edip
Sana gelmek
İşte geldim seninleyim diyebilmek.
Başını dizlerime alıp
Saçlarını okşayabilmek
Dudaklar konuşmasa da
Gözlerimle
Seni seviyorum demek.

Ne güzel
Sabah kalktığımda
Balkonda aldıgım nefeste
Seni içime çekmek
Senin Güvercinlerine
Pencerede yem vermek
Ne güzel
Sen burada olmasanda
Senin gözlerinle
Dünyayı görmek

Bence
İşte bunların adı
Aşk demek,
Sevgi demek mutluluk demek.

Ey sevgili
Sen olmasanda yanımda
Ne güzel
Seninle yaşayıp seninle Ölmek

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/8/2007 - SENİ SENSİZ YAŞAMAK

                                                       

 

* * SENİ SENSİZ YAŞAMAK .. * *

Yine akşam oldu yine daldım senle dolu olan sensizliklerime
Dışarıda yağmur yağıyor sevdiğim
Bilmem beni hatırladın mı her yağmur tanesi bir bir düşerken
Bilmem beni özlüyormusun umutsuzca olsa bile
Neyse sadece bir iç çekişti bu...

Acaba bilir misin için ağlarken gülebilmeyi
Ve her gülüşünde acı çekmeyi
Yıldızlara baktığında nedensiz saatlerce ağlamayı
Buralarda bahar olmayacak sevdiğim
Neyse sadece bir iç çekişti bu...

Issız bir çölde bir gül arar mısın
Ve düşünür müsün o gülü vermeyi sevdiğine
Buralar kurak çöllere döndü
Buralara gül gelmez sevdiğim
Neyse sadece bir iç çekişti bu...

Sahi sen bilir misin aşkı
Anlatabilir misin benim gibi derdini mısralarında
Ve okunmayacağına emin olduğun sitem şiirleri yazar mısın
Yazar mısın sevdiğim aşkını bir hiç için
Neyse sadece bir iç çekişti bu...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/8/2007 - BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ ?

               

 

Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?...

ღ ღ ღ ღღ ღ

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adma "Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.
Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...."

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla.
Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...." "Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına
kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.
Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin kalması için dua ediyordu.


Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:


"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/8/2007 - ANNE

   

 

___ ** ANNELER GÜNÜ ** ____

Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazirlanan
bir bebek varmis. Bir gün Tanri'ya sormus:

-Tanrim, beni yarin dünyaya gönderecegini
söylediler, fakat ben o kadar küçük ve
güçsüzüm ki, orada nasil yasayacagim?

-Tüm meleklerin arasindan senin için bir
tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak
ve seni koruyacak. Melegin sana hergün
sarki söyleyecek ve gülümseyecek.
Böylece sen onun sevgisini
hissedecek ve mutlu olacaksin.

-Pekiiiii... Insanlar bana birseyler
söylediklerinde, dillerini bilmeden
söylenenleri nasil anlayacagim?

-Melegin sana dünyada duyabilecegin en
güzel ve tatli sözcükleri söyleyecek, sana
konusmayi dikkatle ve sevgiyle ögretecek.

-Peki Tanrim, ben seninle konusmak
istersem ne yapacagim?

-Melegin sana ellerini açarak
bana dua etmeyi de ögretecek.

-Dünyada kötü adamlar oldugunu duydum,
beni kim koruyacak?

-Melegin seni kendi hayati pahasina
dahi olsa daima koruyacak.

-Fakat ben, seni bir daha
göremeyecegim için çok üzgünüm.

-Melegin sana sürekli benden söz edecek
ve bana gelmenin yollarini sana ögretecek.

O sirada Cennette bir sessizlik olur
ve düyanin sesleri cennete kadar ulasir.
Bebek gitmek üzere oldugunu anlar
ve son bir soru sorar:

-Tanrim eger simdi gitmek üzereysem lütfen
çabuk söyle, benim melegimin adi ne?

-Meleginin adinin önemi yok yavrum,
sen onu ANNE diye çagiracaksin...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - BEN HİÇ AĞLAMADIM

_ * _ BEN HİÇ AĞLAMADIM _ * _

Üzüldüğüm yalan değil ,
Doğru inan çok üzüldüm .
Üç dört damla düştü yanagima ,
Ama inan ben hiç ağlamadım .

Bunun suçu yalnız sende değil ,
Biliyorum suçun yarısıda benim .
Doğru gidişinle hayata küsüşüm ,
Ama inan ben hiç ağlamadım .

Kalbime bir hançer gibi saplandı ,
Bana söylediğin her kelimede .
Üç dört damla düştü yanagima ,
Ama inan ben hiç ağlamadım ...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - YEMİN EDERİM

_ * _ YEMİN EDERİM _ * _

Yemin ederim...

GECELERİ uzaktan sesini duyduğumda,
seni düşüneceğime yemin ederim
Acın varsa anlarım sesinden
Senin için dua edeceğime yemin ederim

Sancın tutmuşsa
Hastaysan
Açsan eğer
Tek dilim ekmeğim bile varsa
Seninle paylaşacağıma
yemin ederim...

*
Yemin ederim
Seni seveceğime yemin ederim
Fark ettiğimde seni bir ıssız sokakta
Bir el okşarsa başını karanlıkta
Benim elimdir
Yemin ederim...

*
Arkadaşım , dostum , canim sevdiğimsin

herşeyimsin sen
Yalnız ve kimsesizsen
Sana yer bulamazsam masamızın altında
Kapının arkasında yer yoksa
Bahçem hiç olmamışsa
Seni yüreğimde barındırırım,
yemin ederim...

*
Yemin ederim, yemin ederim
Seni terk etmeyeceğime yemin ederim
Seni yalnız bırakmayacağıma
Senin için savaşacağıma
Seni koruyacağıma
Yemin ederim.

*
Kış kar demem
Seni sevdiğim için ben zaten
sokaklarda üşümem
Biraz güç varsa dizlerimde
Ayaklarım buz kesilse
Tutmasa ellerim
Silahlarla beni de vursalar
Sadece iki gözüm kalsa
senin için ağlarım
Yemin ederim

Yemin ederim...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - MİNİK KUŞUM

_ * _ MİNİK KUŞUM _ *_

Azad ediyorum minik kuşum seni ,
Haydi uç ,git dilediğin yere .
Bulmuşsun benden daha iyi birini ,
Onunla mutlu ol , gir gönlüne .

Birdaha asla görmeyeceksin beni ,
Gölge olmayacağım mutlu günlerine .
Zorda olsa unutmaya çalışacağım seni ,
Sende üzme beni ,birdaha konma pencereme .

Artık azad ediyorum minik kuşum seni ,
Özgürce uçabilirsin dilediğin yere .
Ama ömrümce yine seveceğim seni ,
Yokluğundaise taş basacağım ben gönlüme .

Haydi uç birtanem ,git bekleyenine ,
Unut artık beni ,git kavuş sevdiğine .
Haydi çırp o minik kanatlarını güle güle ,
Sen mutlu ol birtanem ,beni hiç düşünme ...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - BUGÜN GİT

_ * _ BUGÜN GİT _ * _

Birgün niyetin gitmekse eger ,
Yarını bekleme ,bugün git .
Niyetin beni ağlatmaksa eger ,
Yarını bekleme ,bugün ağlatta git .

Hiçbir hatıranı bırakma bana ,
Resmini ,mektuplarını alda git .
Hayallerim ,düşlerim yeter bana ,
Kalbimde acıları bırakta git .

Ama sakın dokunma düşlerime ,
Geride ne varsa hepsini alda git .
Ama giderken sakın bakma gözlerime ,
Dayanamam ağlarım ,neolur bakmadan git .

Git birtanem bu bizim son ayrılığımız olsun ,
Arkana bakmadan git ,birdaha dönmeyecek yolcular gibi .
Git ama en güzel günler ,sevgiler hep seninle olsun ,
Bugün git birtanem ,beraber hiç yaşamamiş gibi ..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - AŞK

           

 

AŞK ;

SENİ HİSSETMEKTİR..
OLMASAMDA YANIN DA..
BİLİRİM,
KALBİN DE BEN VARIM..


SEN MERAK ETME BENİ
EVET..KABUL EDİYORUM
BURALAR SEN YOKKEN
ANLAMSIZ . . BOMBOŞŞ

KARANLIĞIN ARKASIN DA BİLE
SANA SESLENMEK ZOR BAZEN
YÜZÜN ;
AY IŞIĞININ ODAMIN İÇİNE YANSITTIĞI
GÖLGEDE BELİRİR BAZEN . .

GÖZLERİNİ O GÖLGEDE SEÇEMEM
ÇÜNKÜ GÖZLERİN
GÖLGELER KADAR KARANLIK DEGİL Kİ . . ! !

SAATLERCE ORAYA BAKARIM KONUŞAMAM
AĞZIMDAN TEK KELİME ÇIKMAZ ,
VE SABAHIN İLK IŞIKLARI İLE
NİDAN VURMAYA BAŞLAR . .

SEN AĞIR AĞIR KAYBOLURSUN GÖLGENDE
GÜNEŞ TAM TEPEYE VURDUĞUNDA
ARTIK SEN YOKSUNDUR . .

İŞTE O AN . . O AN . .
İSMİN BİR ÇIĞLIK OLUR İÇİMDE
HAYKIRAMAM . . !

ŞİMDİ SORUYORUM SANA
SEN DE BİR GÜN
TIP KI GÖLGELER GİBİ
GİTMEZSİN DEĞİL Mİ ? ?
YAVAŞ YAVAŞ

BIRAKMAZSIN BENİ
KENDİ GÖLGEMLE BAŞBAŞA
GİTMEZSİN DEĞİL Mİ ? ?

BURALAR ÖYLE BİLDİĞİN
GÜZEL YERLER DEĞİL .
HERKES
BİR DÜNYA MEŞGALESİNDE .

ÇOĞU GECELER
GEZERİM KARIŞ KARIŞ
HER YERDE SENİ ARARIM . .

AMA NEYE YARAR
BOŞ BİR ÇUVALIN
MUHASEBESİNİ YAPMAK
DEĞLMİDİR BU ? ?

SEN UZAKTASIN . .
HEM DE ÇOK UZAKTA . .
BİLİYORUM . .
KİMSENİN HATIRLATMASINA GEREK YOK
YANIM DA OLMADIĞINI . . !


BEN SADECE BAKIŞLARINI ÖZLEDİM . .
BURADA KİMSE
SENİN GİBİ DUYĞULU BAKMIYOR . . ! !
HERKESİN GÖZLERİNDE DONUKLUK VAR SANKİ . .

BENİM GÖZLERİM DE ;
ONLARI HİÇ SORMA . . !

HER İKİSİNİN DE ÖZLEDİĞİ

BİRİ VAR ŞİMDİLERDE . .
HER İKİSİNİN DE
YAĞMUR MEVSİMİ GELMİŞ SAN Kİ . . !
EN UFAK ŞAYLER DE BİLE AĞLIYORLAR
TIPKI SENİNKİLER GİBİ . . !

DEDİM YAA . .
BİR GÜN SENDE
BIRAKIP GİTMEZSİN DEĞİL Mİ ? ?

AMA UNUTMA . . !
GİTSEN DE UNUTAMAM
O GÜZEL GÖZLERİNİ . .

İŞTE BÖYLE BİRTANEM . .
HANİ SORMUŞTUN YA
ORALARI ANLAT DİYE
İŞTE ANLATTIM .


İNŞALLAH BU SATIRLARI OKURKEN
YİNE GÖZLERİN DOLMAZ . .
UNUTMA . . !
SADECE BURALARI ANLATTIM

BURALARDA Kİ BENİ HİÇ SORMA . . !
ÇÜNKÜ HER SATIRINDA AĞLADIM . .

GÖZYAŞLARIM
ISLATMIŞ OLABİLİR MEKTUBUMU
KUSURUNA BAKMAZSIN ARTIK GÖZLERİMİN . .

ONLARDA ÖZLEMİŞ SENİ . .

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

GÖNÜL YARASI GEÇERMİ SANDIN O KABUĞUN ALTINDA SEN VARSIN

Tombstone Generator

Son Yazılarım

SENSİZ OLMUYOR GÜZELİM
SILAMSIN
SENİ SENSİZ YAŞAMAK
BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ ?
ANNE
BEN HİÇ AĞLAMADIM
YEMİN EDERİM
MİNİK KUŞUM
BUGÜN GİT
AŞK
SEN YOKTUN
BANA GELİP
HASRETİMSİN BİRTANEM BEN SANA
ÖZLEMİŞİM SENİ HEMDE ÇOK ÖZLEMİŞİM
YARASI SAKLIM ŞUAYİP
ÖZLÜYORUM . RESMİN KALDI . TERKETTİN . EBEDİYYET SEVECEĞİM
GÜLÜM - DERDE AĞLARIM - ANLATAMADIM - HABERİN OLMAZ - KIR ÇİÇEĞİ
NEREDESİN - KAL DİYEBİLSEYDİN - HAYALİMDİN - AĞLADIM BUGÜN - UMU
HAYALLERİMDE SEN VARDIN - İŞTE GİDİYORUM
SU GİBİ SEVDİM SENİ - KANKAM
GECELERİM SENSİZ - BAĞIŞLA - ÖYLEKİ
ÖZLEDİM - HASRETİMSİN - SEVDİCEĞİM
İMKANSIZIM - - AŞKIMA
SENİ SEVİYORUM
DÜŞÜMDE GÖRDÜM

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

hanfm
şuayip kırmaz
Sitene Ekle